12 Mayıs 2017 Cuma

BALAT’TA SIRADAN BİR GÜN




   Merhabalarrrr.. Bugün size arkadaşım havalı ile Balat maceramızı anlatıcam. Macera dediğim de iki sokak dolaştık geldik. Ama benim gibi üşengeç biri için önemli bir adım bence :D
   Yazdım mı bilmiyorum ama okuduğum bölüm mimarlık. Zaten bu bölümü okumasam iki sokak öteye gitmezdim herhalde.  Bir dersin ödevi için Balat’a gidip cephesinde bozulmalar olan bir yapı seçip cephenin rölövesini çizicez.
   Havalı ile Eminönü’nde buluşalım dedik. Ben bir saatlik mesafeden gelecektim , havalı ise on dakikalık mesafeden gelecekti. Bilin bakalım kim önce geldi? Tabi ki ben. Zaten hep böyle olmaz mı? En yakındaki arkadaş geç kalır, uzaktan gelense yarım saat erken gelmiş olur. Ben erken geldiğim için meydanda bekledim havalıyı. Dedim  o gelene kadar mısır aliyim. Ben tam mısırı aldım havalı geldim dedi. Yanına geçerken bir yandan da mısırımı yemeye devam ettim havalı mısırımdan istemesin diye. Gitmeden bitiriyim diye. ben böyle mısırımı yerken bi tane teyze bana doğru el kol hareketi yaptı. Arkama falan baktım kimle muhattap oluyor diye, kimse yoktu. Teyze böyle böyle devam edince beni mi çağırıyor falan derken yanına gittim. Bana para uzatıp yavrum bana da mısır alsana ben kalkmiyim dedi.
   Dışarda insanların muhattap olduğu, yardım istediği, yol sorduğu kız tipi var bende galiba. O nasıl tip demeyin arkadaşlar var öyle bişi ben inanıyorum. Ben yolda yürürken arabayı durdurup bana parfüm satmaya çalışan oldu ya. Kız arkadaşının yanına gidicekmiş benzin parası lazımmış da bi şirket ona bu ürünleri vermiş de o da gönlümden ne kadar koparsa o kadara satıcakmış falan. Bi kere de markette bi amca soru sordu, ben burda çalışmıyorum diyince bana söve söve uzaklaştı. Neyse işte teyzenin mısırını aldım. Eksik para vermişti ama mısır satıcısı ben eklerim sorun değil desem de kabul etmedi. Teyzeye mısırını verdim.
    Ben mısırı bitirip çöpe atarken havalı geldi ve gördü. Yanıma yaklaşırkenki nefret dolu bakışı hala aklımda. Bana niye bırakmadın diye çemkirdi. Ben demiştim :D
    Balat otobüsüne binip on dakikada balata geçtik ve Allah’a emanet dolaşmaya başladık. Havalı ben acıktım diye söylenmeye başladı, ben de çişim geldi diye zırlamaya başladım. Bi ödev varsa ve ödevi havalıyla beraber yapıyorsak o ödev bok gibi olacak demektir. Ödev dışında her şeyle ilgileniriz, en sonunda yorulduk sonra yaparız diyip erteleriz.
    Biz böyle söylenerek dolaşırken havalı yemek mekanlarını inceledi, ben de nerde wc var diye bakındım. O sırada havalı balatada bir meyhanede diye şarkı söylemeye başladı, gülüştük, espiriler yapa yapa dolaştık. Duvar yazılarını okuyup fotoğraf çektik, snapler attık. Manzaralı yerlerde havalı beni çeksene yea dedi. Sokak biraz pisti diye önce sokağı temizledik, sonra havalı çekim için üstünü başını düzeltti, sonra 37468234 tane fotoğraf çektim. Hiçbirini beğenmedi. İçinde olmadığı fotoğrafı gösterip bak burda güzel çıkmışım şeklinde espiri yaptı. Zaten instaya da sokak kapısı fotoğrafı koydu.
   Biz böyle sokak sokak dolaşırken yaklaşık elli basamaklı bir merdiveni çıkmamız gerekiyordu diye koşu yarışı yaptık. Tabi kimin birinci olduğu önemli değil, önemli olan yarışmaktı :P Tepeye ulaşınca kaldırıma çöküp biraz dinlendik. Peşinden yağmur yağmaya başladı. Tekrar aşağı indik, yemek ve çiş molası verelim, ıslanmayalım diye bir mekana geçtik. Biz mekana geçince yağmur durdu. Tam iki buçuk saatimiz böyle geçti. Artık yapı bulmamız gerek diyip tekrar dolaştık ve Emlakçıların cama yapıştırdığı ilanlara bile baktık. Hatta bi ara havalı sokaktan geçen çocukları durdurup bu yapı nerde diyip sorguya çekti ama işe yaramadı. En son üç tane falan bulduk çok şükür. Hadi gidelim diyip sonlandırdık gezmeyi. Üç yapıyı on beş dakikada bulduk desem :D
   Ee biraz da Balat’tan bahset beğ derseniz, anlatamam görmeniz lazım:D
   Şaka bi yana, çok samimi bir yer. Çocuklar mahallenin muhtarı gibi herkese yardımcı olma çabası içerisinde. O küçük bedenlerin içinde kocaman yürekler yatıyor. Gezip fotoğraf çeken o kadar çok insan var ki kimse garipsemiyor. La bu adam benim evi niye çekiyor demiyorlar. O sokakların arasındaki kafelere ne demeli peki? Hepsi birbirinden şirin ve tarz. Duvarlarda yazan sözler desen kalbimi fethetti. Hele şuna bittim.


  Bir sokakta da ikinci el kıyafetlerin bulunduğu koliye rastladık ve üzerinde ‘’paylaş kurtul ücretsizdir’’ yazıyordu. Çok faydalı bir etkinlik olmuş.
   Bir de cennet mahallesinin çekildiği sokaktan geçtik. Çok heyecan yaptım nedense. Çok güzel bir duygu, o kadar sene severek izlediğin, hiçbir bölümünü kaçırmadığın dizinin anılarının saklı olduğu sokakta bulunmak. Bu nasıl cümle ya, kurarken yoruldum anasını satiyim. Ben de böyle bi insanım. Tam duygusala bağlicam, öküzlük damarım tutuyor.

   Dizinin çekildiği mahalleden bi kare

 
   Bu da seçtiğimiz yapı bana ne lan demeyenler için

  
   Bu da koşu yarışı yaptığımız merdivenler



Havalının götüne dik dik bakan apaçiler dışında her şey çok güzeldi. Benden bu kadar hayırlı cumalar herkese..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Subscribe

Flickr